Kendini Sakinleştirmekte Zorlanmak Üzerine

Kendini sakinleştirmekte zorlanan, düşünceli bir kadın

Kısa yanıt: Kendini sakinleştirmekte zorlanmak çoğu zaman “zayıflık” değil, erken dönem duygusal eşlik deneyimlerinin eksik kalmasıyla ilişkili bir düzenleme güçlüğüdür. Bu beceri, güvenli ilişkiler ve terapi sürecinde yeniden öğrenilebilir.

Bu yazı; yoğun duygu anlarında zorlanan, “neden bu kadar hızlı taşırım?” diye kendini sorgulayan ve daha dengeli kalabilmek için bir çerçeve arayan yetişkinler için hazırlandı.

Kendini Sakinleştirmeyi Bilememek Nasıl Hissedilir?

Duyguyu düzenlemeyi hiç öğrenememiş olmak ve yaşamın neredeyse hiçbir döneminde bu yolda eşlik edebilecek birine rastlamamış olmak…
Ne zorlu, ne de yürek burkan bir yolculuktur bu.

İnsan doğumunu seçemez.
Hangi koşullara, hangi duygusal becerilere sahip yetişkinlerin arasına doğacağını da.

Küçük bir bebekken ağladığında, bir çocukken baş edemediği her zorlukta; belki de büyüdüğünde, kocaman bir insan olduğunda bile…
İnsan çoğu zaman çareyi bir başkasında arar.
Çünkü kendi iç dünyası, ona çözümsüz bir karadelik gibi gelir.

Zorlandığında, içi taşacak gibi olduğunda, zihni kendine bir parça nefes armağan edemez.
Ne çok yutar gözyaşlarını…
Ne çok yalnız hisseder.

Oysa kimse ona şunu öğretmemiştir:
“Bu duygu geçebilir.”
“Bu hal sonsuza kadar sürmez.”
“Bununla baş edebilirsin.”
“Güçlü yanların var.”

Kendini Sakinleştirmeyi Neden Öğrenemeyiz?

Psikodinamik açıdan bakıldığında, bu eksiklik tesadüf değildir.
Duygular, ancak bir başkası tarafından düzenlenerek öğrenilir.
Bir bebek, kendi kendini sakinleştirmeyi değil; önce bir başkasıyla sakinleşmeyi deneyimler.
Bu deneyim yeterince yaşanmadığında, kişi yetişkinliğinde duygularıyla baş başa kaldığında kendini çaresiz hisseder.

Belki de bu yüzdendir; ne zaman kaygılansa, ne zaman çıkmazda hissetse, en büyük düşmanı yine kendisi olur.
Çare ise, ona çare sunamayacak ilişkilerde aranır.
Bu, ne kadar da sessiz ve yıpratıcı bir bekleyiştir…

İnsan umut eder.
İyi olmayı umut eder.
Birilerinin onu kaldırmasını,
“Geçecek, buradayım” demesini ister.

İçindeki çocuk tarafı bunu ne çok ister.
Çünkü her zorlanışta çocuk, kendini güvensiz ve çıkmazda hisseder.
Bazen de yalnızca kontrolü, güvende hissederek birine emanet edebilmek ister.

Ama annesi de bunu bilmiyordur.
Babası da hiç öğrenmemiştir.

Küçük bir bebek kalbi; ağlamanın şefkatle yatışabildiğini, bir başkasının varlığıyla sakinleşmenin mümkün olduğunu yeterince deneyimleyememiştir.

Ve yıllar sonra…
Ne zaman biri onu terk edecek gibi olsa,
Ne zaman kaygı ve stres içini doldursa,
Zihni sakinleşme yöntemlerini bilse bile,
Kalbi bunu başaramaz.

Çünkü kendini sakinleştirmek, sonradan kolayca öğrenilen bir beceri değildir.
Bu, bir zamanlar başkasıyla birlikte öğrenilmesi gereken bir şeydir.

İşte böyle öğrenilir çaresizlik.

Ve tam da bu yüzden, bazen bir insanın en çok ihtiyacı olan şey güçlü olmak değil;
birlikte sakinleşebileceği güvenli bir ilişkidir.

Terapi, kişinin kendini sakinleştirmeyi ilk kez güvenli bir ilişkide deneyimleyebildiği bir alandır.

Yoğun iç sıkışma ve tetikte olma hali sıklaşıyorsa, kaygı belirtileri ile birlikte değerlendirmek faydalı olabilir. Duygusal yorgunluk ve tükenme eşlik ediyorsa duygusal yorgunluk içeriği de yol gösterici olabilir.

Ne Zaman Destek Almak Faydalı Olabilir?

Aşağıdaki durumlar uzun süredir devam ediyorsa profesyonel değerlendirme faydalı olabilir:

  • Yoğun duygularda kısa sürede taşma veya donakalma yaşanması
  • Uyku, odaklanma ve günlük işlevsellikte belirgin zorlanma
  • İlişkilerde sık tekrar eden çatışma, terk edilme korkusu veya geri çekilme
  • “Ne yaparsam yapayım sakinleşemiyorum” hissinin kalıcı hale gelmesi

Sıkça Sorulan Sorular

Kendimi neden sakinleştiremiyorum?

Duygu düzenleme becerisi çoğu zaman erken ilişkisel deneyimlerle gelişir. Güvenli eşlik azsa, yetişkinlikte yoğun duyguları yönetmek zorlaşabilir.

Bu durum kaygı bozukluğu anlamına gelir mi?

Her duygu düzenleme zorluğu kaygı bozukluğu anlamına gelmez. Ancak belirtiler günlük yaşamı belirgin etkiliyorsa profesyonel değerlendirme önerilir.

Terapi bu süreçte nasıl yardımcı olabilir?

Terapi, kişinin yoğun duygularla güvenli bir ilişkide kalabilmesini ve zamanla kendi iç düzenleme becerisini güçlendirmesini destekler.

Ankara'da yüz yüze ve online destek alınabilir mi?

Ankara Yenimahalle ve Batıkent dahil yüz yüze görüşmeler planlanabilir; uygun durumlarda online görüşme seçeneği de değerlendirilebilir.

Ankara'da Destek ve İletişim

Ankara Yenimahalle'de (Batıkent dahil) yüz yüze görüşmeler planlanabilmektedir. Uygun durumlarda online görüşme seçeneği de değerlendirilebilir. Çalışma yaklaşımım için terapi yöntemleri ve hakkımda sayfalarını inceleyebilirsiniz.

Süreç hakkında ön bilgi almak isterseniz WhatsApp üzerinden iletişime geçebilirsiniz. Dilerseniz önce çalışma alanlarımı da inceleyebilirsiniz.